Hakan Sarıpolat sorularımızı yanıtladı

Öykücü Hümeyra Dutar’ın Ze Dergi için yaptığı soruşturmayı Hakan Sarıpolat yanıtladı.

Kayseri doğumlu. Kaş’ta büyüdü. Anadolu Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu. Öyküleri; Varlık, Notos, Patika, Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Öykü Gazetesi, Altı Yedi, KE ve Trendeki Yabancı gibi dergilerde yayımlandı. 2019 yılında, Satılık Melek Tüyü isimli öyküsüyle Giovanni Scognamillo adına verilen GİO Öykü Başarı Ödülü’ne layık görüldü. 2020 yılında Alt Kitap Öykü Ödülü’nde Cıs adlı öyküsü seçkiye değer görüldü. Yazarın 2021 yılı Şubat ayında İthaki Yayınları tarafından yayımlanan Cıs adlı bir öykü kitabı bulunmaktadır.

Bir okur gözünden kendinizi nasıl tanımlarsınız?

İnsanın kendini tanımlaması zordur, hele dışarıdan bir göz olarak tanımlaması sanırım imkânsız. Edebiyatla ilgili konuşacaksak; yazmaktan çok okumayı seven biriyim. Bunu ciddi bir iş olarak görüyorum, okumadığım bir gün kendimi huzursuz hissediyorum. Not alarak okurum, bir kitabı bitirip hemen diğerine başlayayım dediğim zamanları aşalı çok oldu. Bazen bir kitap defalarca çantama girer. 

Sizi kimler okumalı?

Okuma yazma bilen herkes.

Sizin için yazmak ne ifade ediyor?

Yazmaya karşı yüklediğim bir anlam yok açıkçası. Bazen yazmasam artık dediğim bile oluyor. Her gün düzenli yazan biri değilim, kafamdakiler netleşene kadar bekliyorum, en son bilgisayar başına oturuyorum. Tek oturuşta yazdığım öyküm yok. Zamana yayarakyazıyorum bütün öykülerimi. 

Yazarken olmazsa olmazlarınız neler? 

Rachmaninoff ve biranın her türlüsü, üçten sonra yazmayı bırakırım.

Bir eserinizin çıkış hikayesini anlatır mısınız?

Konu bulmak için kendimi yormuyorum, eğer bir giriş cümlesi ya da görüntü yakalarsam üstüne gidiyorum. Devamı geliyorsa o zaman kurgu üstüne düşünüyorum. Final de hazır olunca yazmaya başlıyorum. Bir öykü önce kafamda bitmeli. Giriş cümlesinden sonra devamı gelmeyen ya da yazarken yarıda bırakıp bir daha dönmediğim tonla öykü kırıntısı var elimde. 

Bir karakterinizle kahve içme ihtimaliniz olsa hangisi olurdu?

Ali İmran olurdu sanırım. Eğer isterse Cücük Ahmet de katılabilir bize. Oradan pub’a geçeriz.

En çok okuduğunuz yayınevi hangisi?

Can, Yky ve İletişim yoğunlukta. Everest, Metis ve İthaki’yi de sürekli takipteyim. Ayrıca Jaguar, Yüz Kitap, Vacilando, Epona gibi butik yayınevlerini de takip etmeye çalışıyorum.

Tekrar tekrar okumak mı, yeni keşifler mi?

Eskiden olsa yeni keşifler derdim ama şimdi tekrar tekrar okumak daha cazip geliyor.

Klasikler mi, çağdaş metinler mi?

Klasikleri ders almak, çağdaş yazarları zeitgeistiyakalayabilmek için okuyorum.

Okumak mı, yaşamak mı?

Okuyarak yaşamak.

Sesli dergi mi, matbu dergi mi?

Yemek veya ütü yapmıyorsam sesli öykü-roman dinlemiyorum. Matbuyu tercih ediyorum.

Konuşmak mı, dinlemek mi?

Yerinde hangisi gerekiyorsa.

Dizi mi, film mi?

Film. Kurmaca dünyası iyi filmler özellikle. Dizi de izliyorum ama bölüm sayısı kısaysa.

Öykü mü, roman mı?

Yazıyorsam öykü, okuyorsam roman. Zaman zaman ikisinden de sıkıldığım oluyor.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir