Sadık Yalsızuçanlar sorularımızı yanıtladı

Öykücü Hümeyra Dutar’ın Ze Dergi için yaptığı soruşturmayı Sadık Yalsızuçanlar yanıtladı.

Malatya’da doğdu (1962). İlk ve orta öğrenimini burada yaptı. Hacettepe Üniversitesi Türkoloji Bölümünü bitirdi (1983). Bir süre yayıncılık ve öğretmenlik yaptı. Halen TRT Ankara Televizyonu’nda yapımcı olarak çalışıyor. Şehirleri Süsleyen Yolcu ve Rüya Sineması’yla TYB öykü ve deneme ödülünü, Ozanın Kopuzu Aşığın Sazı ve Kırkambar belgeselleriyle TMKV ve TYB tv program ödüllerini kazandı.

Bir okur gözünden kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Bazen sıkıcı bazen çok eğlenceli bazen düşündürücü, çoğu zaman acıtıcı.

Sizi kimler okumalı?

Bilmem.

Sizin için yazmak ne ifade ediyor?

Çoğunlukla iyileştirici bir işlevi oluyor. Yaşadığım, gözlediğim, okuduğum ve dinlediğim şeylerin birçoğunu anlamlandırabilmeme yardımcı oluyor.

Yazarken olmazsa olmazlarınız neler? 

F Klavye masaüstü bilgisayar, sigara ve kahve.

Bir eserinizin çıkış hikayesini anlatır mısınız?

Bende genellikle başlığı veya ana karakteri beliriyor ilkin. Sonra çağrışımlarla yürüyor metin. Süratli yazıyorum. Zorlanmıyorum. Nadiren zorlandığım metinler oldu ama genellikle seri yazıyorum. Hiç başlıklı uzun hikayem, aynı adla TRT için bir belgesel çekimleri yaptıktan sonra doğdu. Çekimler bitti, Ankara’ya döndük. Eve geldim. Ramazan’dı. Bir iftar sonrası, bilgisayarı açtım, başlığı yazdım : Hiç. Sonra sabah ezanıyla uyandı hattat, diye başladım. Genç ve yetenekli bir hattatın “hiç” hattını yazışını görüntülemiştik. Birkaç gün sürmüştü. Hiçlik, biliyorsunuz Hakkın “mutlak belirlenimsizliği”ni ifma eder. Aslında hattatın hayatında da hemen her şey belirsizliğe eğilimliydi. İç ve dış hayatı öyleydi. Ya da ben öyle gördüm, hissettim. Yazdığıyla hayatı arasındaki iç ilişkiyi anlattım. Hiçliğe ilişkin spekülasyonlaryaptım. Sahur olmadan hikaye bitti.

Bir karakterinizle kahve içme ihtimaliniz olsa hangisi olurdu?

Kuş Uykusu’nun ana karakteri Osman Yıldız’la.

En çok okuduğunuz yayınevi hangisi?

Büyüyen Ay.

Tekrar tekrar okumak mı, yeni keşifler mi?

Yeni keşifler.

Klasikler mi, çağdaş metinler mi?

İkisi de.

Okumak mı, yaşamak mı?

İkisi de.

Sesli dergi mi, matbu dergi mi?

İkisi de.

Konuşmak mı, dinlemek mi?

İkisi de.

Dizi mi, film mi?

İkisi de.

Öykü mü, roman mı?

Tabii ki ikisi de.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir