Abdullah Harmancı sorularımızı yanıtladı

Öykücü Hümeyra Dutar’ın Ze Dergi için yaptığı soruşturmayı Abdullah Harmancı yanıtladı:

  • Bir okur gözünden kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Okurlarım beni fazla sakin sanıyor. Sandıkları kadar sakin değilim. Çok kederli sanıyor. Sandıklarından daha kederliyim. Pasif biri sanıyor. Artık pasif değilim. Akademisyen sanıyor. Hiçbir zaman akademisyen olmadım.  

  • Sizi kimler okumalı?

Gözü açık tipler okumasın. Allahlık tipler okusun. Yani dünyada olsa olsa on bin kişi falan vardır beni okuyacak. Onlar da okudu zaten.   

  • Sizin için yazmak ne ifade ediyor?

Dünya meydanına indirilirken, ruhumuza o kadar acıdı ki melekler, cebimize “sanat”ı iliştiriverdiler. Başka türlü burada yapamayacağımızı anladılar elbette. Baktılar ki bizden müteahhit olmaz. Yazıyı verdiler. “Teselli pınarı.”    

  • Yazarken olmazsa olmazlarınız neler? 

Olmazsa olmazım yok. 

  • Bir eserinizin çıkış hikâyesini anlatır mısınız?

Tufandan Önce diye bir kitap yazmıştım. Çıkmak üzereydi. İbrahim Tenekeci aradı. Şaka yollu sordu. “Alay mı ediyorsun?” dedi. “Neden ki?” dedim. Mustafa Kutlu da aynı adla bir kitap çıkartıyormuş! Ertesi Dünya adını o telaşede buldum. 

  • Bir karakterinizle kahve içme ihtimaliniz olsa hangisi olurdu?

Karakterlerime tahammül edemezdim. Herkes yerinde mutlu olsun.  

  • En çok okuduğunuz yayınevi hangisi?

Yayınevi okumam  Kitap okurum. 

  • Tekrar tekrar okumak mı, yeni keşifler mi?

Yaş ilerledikçe ilk seçenek daha öne çıkıyor.

  • Klasikler mi, çağdaş metinler mi?

Çağdaş metinler. 

  • Okumak mı, yaşamak mı?

Okumak. 

  • Sesli dergi mi, matbu dergi mi?

İkisi de bana çok uzak. 

  • Konuşmak mı, dinlemek mi?

Dinlemek. (Ama Hümeyra Dutar ile Selver Yavuz ile beraberken konuşmak da güzel.) 

  • Dizi mi, film mi?

Film. 

  • Öykü mü, roman mı?

İsterseniz buna cevap vermeyeyim. Aşk olsun yani! 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir